Koronavirüs (COVİD-19) Kaygısıyla Baş Etme Yolları

Yeni Koronavirüs (COVİD-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde 2019 Aralık ayında görüldü ve ardından Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildi. Yüksek ateş, kuru öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı gibi solunum yolu belirtileri ve baş ağrısı, yorgunluk belirtileri ile ortaya çıkmakta şiddetli olgularda zatürre, ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve ölüm gelişebilmektedir. Hasta bireylerin öksürmeleri, aksırmalarıyla ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaştığı, virüsün bulunduğu yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de bulaştığı bilinmektedir. Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilere göre vakaların %80’i hastalığı hafif geçirmekte, %20’si hastane koşullarında tedavi edilmektedir. Hastalıktan en çok etkilenen kişiler, 60 yaş üstü olanlar, kronik tıbbi rahatsızlıkları (kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet, kronik solunum yolu hastalığı, kanser gibi) olan insanlar ve sağlık çalışanlarıdır. Çocuklarda hastalık nadir ve hafif görülmekte ve şimdiye kadar ölüm görülmediği Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımız tarafından belirtilmiştir.23 Mart 2020 tarihinde açıklanan son verilere göre korona virüsü tüm dünyada 353.328 kişide tespit edilmiş, 100.508 kişi iyileşirken, 15.408 kişi yaşamını yitirmiştir. Ülkemizde ise Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son verilere göre 1.236 kişide virüs tespit edilmiş ve 30 kişi yaşamını yitirmiştir. Korona virüsünden korunmak için Sağlık Bakanlığının belirlediği kuralları uygulamak büyük önem taşıyor.
Korona Virüsünden Korunmak İçin Neler Yapabiliriz?
Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nı Korona virüsünden korunma yolları için şu tavsiyelerde bulunuyor;
- Eğer Yurtdışından gelmişseniz ilk 14 gün evden çıkmayınız ve sosyal izolasyon uygulayarak kimse ile temasta olmayınız,
- Ellerinizi sık sık su ve sabunla ovarak 20 saniye boyunca yıkayınız
- Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu mendille veya kolunuzun iç kısmı kapatınız ve ellerinizi yıkayınız,
- Gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaktan kaçınınız,
- Hastalık belirtileri gösteren kişilerden (1 metre) uzak durunuz,
- Tokalaşma, sarılma ve öpüşmeden kaçınınız,
- Sık sık bulunduğunuz ortamı havalandırınız,
- Kıyafetlerinizi normal deterjan ile 60-90 C de yıkayınız
- Kapı kolları, lavabolar gibi sık kullandığınız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyiniz
- Bol bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat ediniz
- Havlu gibi kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayınız
- Yurtdışı seyahatlerinizi iptal ediniz ve evinizde kalınız
- Soğuk algınlığı belirtileriniz varsa kimseyle temas etmemeye çalışınız ve maske takınız
- Düşmeyen ateş, öksürük ve nefes darlığınız varsa maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koronavirüs kaygısıyla nasıl başa çıkabiliriz?
Koronavirüsü’nün (COVİD-19) ülkemizde de görülmesiyle pek çok tedbir alınsa da stres ve kaygılarımız arttırıyor ve psikolojik sağlığımız etkileniyor. Kaygı salgından daha bulaşıcı bir şekilde artabiliyor. Pek çok bilginin farklı kanallarla ulaştığı bu kriz durumlarında doğru bilgiyi ayırt edebilmek çok önemli. Bilgiyi gerçek verilere dayalı güvenilir kaynaklardan edinmeli ve söylentiler, dedikodular ve hurafelerden uzak durmalıyız. Salgın hastalıklar (pandemi) kişilerde sağlık endişelerini ortaya çıkardığı için pek çok insanın psikolojik sağlığını da etkilemekte. Öncelikle kaygı ve stresin, tehlike altında kaldığımız durumlarda ortaya çıkabilen normal duygular olduğunu kabul etmeliyiz. Kaygılarımızı daha çok beslemek yerine enerjimizi daha güçlü hissetmek için kullanabilmemiz mümkün. Peki bu süreci nasıl kendimiz için daha sağlıklı ve avantajlı hale getirebiliriz?
- Duygularımızı fark edelim, hastalıkla ilgili belirsizlik kaygılarımızı arttırabilir. Herkesin bu sürece verdiği tepki farklı olabilir, kendimizi yargılamadan nasıl hissettiğimizi fark edelim ve bu duyguyu yaşamak için kendimize yer açalım.
- Sevdiklerimizden destek alarak, duygularımızı paylaşalım. Sevdiklerimizle iletişim halinde kalalım.
- Felaket senaryoları kaygılarımızı arttırabilir, güvenilir kaynaklardan (Dünya sağlık örgütü, Sağlık Bakanlığı gibi) doğru bilgi edinmeye özen gösterelim.
- Aşırı kaygımızı azaltmak ve orantılı kaygıyı korumak için durumu gerçekçi değerlendirmeliyiz. Kendimize şu soruları sorabiliriz;
Bu virüsten kimler ve neler etkileniyor?
Beni ne kadar etkileyebilir?
Olağan faaliyetlerimi engeller mi?
İşten uzak durmam gerekecek mi?
Temel ihtiyaçlarımı karşılamamı engelleyecek mi?
Kendimi korumak için pratik adımlar neler?
Eğer hükümet olağanüstü hâl ilan ederse, bunun anlamı nedir?
- Kaygılandığımızda zihnimizden pek çok olumsuz düşünce geçer bu düşünceleri değerlendirmek için kendimize şu soruyu soralım; bu düşüncelerimi destekleyen ve desteklemeyen kanıtlar neler?
- Yaşamımızdaki olumlu durumları fark etmek için çaba gösterebilir ve olumlu düşüncelere odaklanabiliriz. (Örneğin; Kendimi korumak için alabileceğim tedbirler var. Ailemle birlikte zaman geçirebilme fırsatım var. Kendime zaman ayırabiliyorum. Online alışveriş imkanına sahip olduğumuz için şanslıyım evden çıkmadan alışveriş yapabiliyorum).
- Kaygı veren düşüncelerden uzak kalabildiğimiz etkinliklerin listesini yapabiliriz.
- Kaygımız arttığında gevşeme egzersizleri ve nefes egzersizinden faydalanabiliriz.
- Sürekli aynı bilgilere maruz kalmak endişemizi besler, tüm gün televizyon, sosyal medyadan salgın ile ilgili haberleri dinlemek yerine ekrandan uzak kalarak farklı aktivitelerle zaman geçirelim.
- Bedenimiz strese maruz kaldığında ve kaygımız tetiklendiğinde duygusal regülasyona (dengelenme) ihtiyaç duyarız. 5 duyunuzdan birini aktive ederek kendimizi regüle edebiliriz. Sevdiğimiz bir kokuyu koklamak (lavanta, vanilya gibi), bitki çayı içmek, yumuşak bir battaniyeye sarılmak olabilir.
- Hareket alanımızın kısıtlandığı bu süreçte evde yapabileceğimiz egzersizleri arttırabiliriz.
- Yoga ve meditasyon beden ve zihin sağlığımızı olumlu etkilemekte, uygulamalar veya videolardan destek alarak evde yoga ve meditasyon yapabiliriz
- Sağlıklı beslenme immun sistemimizi destekler, bu süreçte sağlıklı gıdalar tüketmeye özen gösterebilir ve hazır gıdaları tüketmekten uzak durabiliriz.
- Aynı saatte uyanmak ve uyumak vücudun sirkadyen ritmi için önemlidir. Yeterli uyku almaya, aynı saatte uyuyup aynı saatte uyanmaya özen gösterelim.
- Bu süreçte kontrol edemediğimiz pek çok şey kaygımızı arttırabilir. Kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanabiliriz. Günlük plan yapmak, tedbirler almak gibi.
- Umudumuzu koruyalım, kendimize ‘bu salgın kontrol altına alınacak ve ben okuluma devam edeceğim, bu salgın kontrol altına alınacak ve ben …….’ gibi planlar yapıp bu olumlu düşüncelere odaklanalım.
